“İslam Afrika’da yayılırken önünde hiçbir engel duramadı. Erken dönemlerinde Kuzey Afrika’da yayılan İslam daha sonra Sahra çölünü aşarak Afrika’nın içlerine doğru ilerleyişini sürdürdü. İslam’ın ilk döneminde de Arap Yarımadası’nın doğu sahilinden Afrika sahillerine doğru ilerleme başlamış, Kenya ve Tanganika’nın iç bölgelerine doğru yürüyüşünü sürdürmüştür. Buradan da Afrika’nın orta bölgelerindeki ormanlık alanlara doğru ilerlemiştir. Oradan Göller yöresine, oradan da Habeşistan Platosuna doğru ilerlemiştir. Hint Kıtası ve Malezya’dan gelen göçmenlerle birlikte Afrika’nın batı sahiline ve güneyine doğru ilerlemiştir. İslam günümüze kadar da yeni ufuklara doğru yürüyüşünü sürdürmektedir.”
Haritaya dikkatli gözle bakan biri bu siyah kıtada Müslüman nüfus dağılımının kıtayı kucakladığı ve adeta içine aldığı gibi dairesel bir şekil aldığını görür. Bu kıtaya İslam Kıtası demek de mümkün. Bu dairenin ilk halkası Asya kökenli Müslüman azınlığın yaşadığı Güney Afrika’dan başlıyor, dairesin çizgileri Mozambik, Tanzanya, Uganda, Kenya, Somali ve Eritre’yi içine alacak şekilde Kuzeydoğu yönüne doğru ilerliyor. Sonra bu çizgiler Sudan, Mısır, Libya, Tunus, Cezayir ve Fas’ı içine alacak şekilde kuzeyden batıya doğru uzanıyor. Daha sonra bu çizgi Moritanya, Mali, Nijer, Çad, Nijerya, Senegal, Gine, Gine Bissau, Sierra Leone ve Fildişi sahilinin bir kısmını içine alacak şekilde güneye doğru ilerliyor. Gana, Benin, Togo ve Liberya’da ise önemli Müslüman azınlıklar yaşamaktadır. (daha fazla…)